|
BELİRLİ GÜNLER VE
HAFTALAR |
| İNSAN HAKLARI
HAFTASI - 1 Aralık ile
başlayan hafta |
 |
AÇIKLAMA -1-
İnsanlar arasında ırk, din, renk, yaş, cinsiyet ayırımı yapmadan
sevgi, saygı, dostluk duygularını geliştirmek, insanın insan
olmak haysiyeti ile sahip olması gereken hakların hepsine “
İnsan Hakları” denir.
İnsan hakları, kişiyi kendi özüyle yaşatacak kurallardır.
İnsanın insana hükmetmesi, onu ezmesi insan onuruna yakışmayan
ve kabul edilemeyecek bir davranıştır. Bu tür ayırımların
yapıldığı toplumlarda kavga, çatışma, isyan eksik olmamıştır.
İnsanlar arasında hak, eşitlik, adalet, özgürlük düşüncesi
yaygınlaştıkça bu konuyla ilgili mücadeleler de artmıştır.
İnsanlara insan oldukları için sahip olmaları gereken bir takım
hakların bulunduğu fikri ilk kez İngiltere’den ortaya atıldı.19.
Yüzyılda Amerika ve diğer bir çok ülkelere yayılan bu fikir
akımından sonra 1789 Fransız İhtilali Avrupa’da insan haklarının
kabul edilmesini ve uygulanmasını sağlamıştır.
Amerikan Cumhurbaşkanı Roosvelt ile İngiliz Başkanı Churcill
tarafından imzalanıp duyurulan Atlantik Beyannamesinde insan
hakları genişletildi. Bu beyannamede insanlara millet, inanç,
ırk ayırımı gözetmeksizin herkes için eşit haklar konmuş ve
yasaların korumasına verilmiştir.
24 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler Örgütü’nün öncelikle
amacı dünyada barışı ve güvenliği sağlamaktı. 10 Aralık 1948
tarihinde Birleşmiş Milletler Örgütü “İnsan Hakları Evrensel
Bildirgesi”ni kabul ve ilan etti.
İnsan Hakları Beyannamesi 30 maddeden oluşmuştur. Bu beyanname
insana değer veren, özgürlük, eşitlik tanıyan duyurudur.
AÇIKLAMA -2-
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 10 Aralık 1948 yılında İnsan
Hakları Evrensel Bildirisini kabul etmiştir. 10 Aralık ile
başlayan hafta Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde İnsan Hakları
Haftası olarak kutlanır. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, insan
hakları konusuna tam bir tanım amaçlayarak hazırlanmıştır. Esas
amaç, bu tanıma uyan insan haklarının hiçbir tereddüde meydan
vermeden uygulanmasıdır.
İnsan hakları, kişiyi özü ile yaşatacak kurallardır. Bu
kurallar, insanı insan yapan kurallar olarak da tarif
edilebilir. İnsan hakları 10 Aralık 1948’de başlamış bir olgu
değildir. Dünya kurulalı insana, insan haklarına saygı her çağda
zamana uygun olarak gösterilmiştir. İnsanların kendi istekleri
dışında yaşamak zorunda bırakıldıkları şartlara tarih boyunca
rastlanmıştır. Kullara kulluk etmek, köle hayatı yaşamak,
işkencelere maruz kalmak bu yaşantıya örnek olarak verilebilir.
Bu olguların dayanılmaz olduğu dönemlerde insanlar
hoşnutsuzluklarını bir şekilde ortaya koyma zorunluluğu
hissettiler. Bu hoşnutsuzluklarını ortaya koyarak 1215 yılında
İngiltere’de Kral John’a karşı haklarını savunmak amacıyla bazı
istekler ortaya koydular. Ortaya konan bu kararlı tavır
karşısında kral bir antlaşma metnini kabul etmek zorunda kaldı.
Hazırlanan Özgürlükler Belgesi kabul edildi. İnsan hakları
konusunda sözden öteye geçilmiş oldu. Artık insan hakları metne
dökülmüş, insanların kısıtlanamayacak bazı hakları güvence
altına alınmış oluyordu. İnsanların yaşayışlarında, hayati
konularda eşit haklara sahip oldukları fikri 1776 yılında
Amerika’da yayımlanan Bağımsızlık Bildirisi ile de pekişmeye
başlamış oldu. İnsan hakları ile ilgili bir başka çalışma
Fransız İhtilali zamanında yapılmış ve 1789 yılında İnsan
Hakları Bildirisi yayımlanmıştır. Bütün bu çalışmalar insanların
daha çağdaş yaşama isteğinin birer ürünüdür. Zamanında insan
haklarının tam ve hiçbir ayrım yapmadan korunmaması bu
zorunluluğu kaçınılmaz kılmıştır. Sözde var olması, tam
uygulanmasını sağlamamıştır. Yapılan eksik uygulamalar, insanın
insana yaptığı eziyetler insan kişiliğini zedeler olmuştur.
Bireysel karşı koymalar etkili olamamıştır. Bu sebeple tam
bağımsız ülkelerde yaşayan insanların haklarının, artık
devletleri yönetenlerin güvencesi altında olması fikri ağırlık
kazanmıştır.
İnsan haklarını, insanın kendisi değil, yasalar, eşit olarak
hiçbir ayrım yapmadan koruyacaktır.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen bildiri ile
insanların daha bağımsız yaşamaları öngörülmüş, bu 30 maddelik
bildiriye uyulması konusunda gerekli yasal düzenlemenin
yapılması istenmiştir.
|
|