|
BELİRLİ GÜNLER VE
HAFTALAR |
| CAMİİLER
HAFTASI - Ekim Ayının 1. Haftası |
 |
Arapça “cem” kökünden türeyen, “toplayan, bir
araya getiren” anlamındaki “cami” kelimesi başlangıçta sadece
Cuma namazı kılınan büyük mescitler için kullanılmış olan "el-mescid'ül
cami" (cemaati toplayan mescit) tamlamasından kısaltılarak
alınmıştır.(1)
Ancak halk arasında mahallelerdeki küçük ibadet yerlerine
mescit, daha büyük olanlarına ise cami denilmektedir.
İslam'ın ilk günlerinden itibaren Müslümanlar cami yapımına önem
vermişler ve yaptıkları hayrın ebedi olması için yarışmışlardır.
Cami yapmak, imanın ve dindarlığın göstergesidir. Yüce Allah,
cami yaptırmanın önemini Kuran’da şöyle bildiriyor: “Allah’ın
mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden,
namazlarını dosdoğru kılan, zekâtlarını veren ve Allah’tan
başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte, doğru yola
erenlerden olmaları umulanlar bunlardır.”(2)
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) cami yaptırmanın fazileti
hakkında müminlere şu müjdeyi veriyor:“Kim Allah rızası için
mescit yaparsa, Allah, benzerini onun için cennette inşa
eder.”(3)
Diğer bir hadis-i şerifte de mescit ve diğer hayırları yapanlara
âhirette büyük mükâfatlar verileceğini bildirerek şöyle
buyurmaktadır:
“Bir mümine öldükten sonra amelinden ve yaptığı iyiliklerinden
ulaşacak şeylerden biri de, yaydığı ilim, geride bıraktığı iyi
evlat, miras olarak bıraktığı mushaf-ı şerif, yaptırdığı mescit,
yolcuların barınması için inşa ettiği ev, akıttığı su, sağlığı
yerinde iken malından çıkarıp verdiği sadakadır. Bunlardan
hangisini yapmış ise öldükten sonra onun sevabı kendisine
ulaşır.” (4)
Camiler, Müslümanların Allah’a ibadet ettikleri yerlerdir.
Yeryüzünün en şerefli yerleri olan camilere “Allah’ın evi”
denilmektedir. Camiye ibadet için giden Mümin, Allah’ın
ziyaretçisi ve misafiri durumundadır. Ev sahibi, evine gelen
misafirlerine ikramda bulunduğu gibi camiye giden müminlere de
yüce Allah büyük mükâfatlar verecektir. Peygamberimiz bu konuda
şöyle buyurmuştur:“Evinde güzelce abdest alıp camiye giden kimse
Allah’ın ziyaretçisidir. Ziyaret edene Allah ikramda
bulunacaktır.”(5)
Camileri yaşatmanın en iyi yolu, bu mübarek mekânları cemaatsiz
bırakmamak, çevresini bir kültür merkezi haline getirmektir. Bu
maksatla, beş vakit namazın camilerde kılınmasını teşvik eden
Peygamberimiz (a.s.), “Cemaatle kılınan namazın, tek başına
kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletli” olduğunu
bildirmiştir. (6)
İslâm cemaati kardeşlik, eşitlik, yardımlaşma ve karşılıklı
fedakârlık üzerine kurulmuştur. Aralarında sınıflaşma, ırk ve
bölge ayırımı yoktur. Aralarındaki birlik ve beraberliğin temel
dayanağı ise Kur'an ve Kuran’ı açıklayan sünnettir. Birlik,
Kur'an ve sünnetin bildirdiği yol üzere olur. "Ey inananlar,
Allah'tan O'na yaraşır biçimde korkun ve ancak Müslümanlar
olarak ölün. Ve topluca Allah'ın ipine (Kuran’a) sarılın,
ayrılmayın." (7)
Camiler, zengin-fakir, köylü-şehirli, amir-memur, resmi-sivil,
yaşlı-genç, siyah-beyaz, yerli-yabancı... Herkesi bünyesinde
toplayan mekânlardır. Bir ülkenin, Müslüman ülkesi olmasının
mührü ve tapu senetleridir. Camiler; aynı safta omuz omuza, diz
dize namaz kıldığımız mabetlerdir. Üzüntülerimizi giderdiğimiz,
moralimizi müspet anlamda düzelttiğimiz, birlik ve
beraberliğimizi, kardeşlik duygularımızı, hoşgörü anlayışımızı
güçlendirdiğimiz ve pekiştirdiğimiz yerlerdir. Birbirimize
merhamet etmeyi, acıları paylaşmayı, kimsesiz-yoksul, dul ve
yetimlere yardım etme duygularını kazandığımız mabetlerdir.
Camilerin imar ve inşası konusunda büyük gayret gösteren aziz
milletimiz, mevcut camilerin yıllık bakım ve temizliğini,
gerektiğinde onarımını da severek yapmaktadır. Bu konuda, el
birliği yapılması amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığımız, her yıl
Ekim ayının ilk haftasını “Camiler Haftası” olarak ilan
etmiştir. Bu hafta da camilerimizin bakım onarımı yapılmakta,
camilerimizin tarih içindeki ve günümüzdeki fonksiyonları ve
diğer hususiyetleri konferans, panel ve çeşitli toplantılarla
göz önüne serilmektedir. Bu hafta, yapılacak etkinliklerle
camilerin toplumumuz üzerindeki önemi ortaya konulurken,
camilerimizin daha temiz, daha bakımlı olması için gerekli
çalışmalar yapılmaktadır.
1. TDV İslâm Ansiklopedisi, cami maddesi
2. Tevbe, 9/18
3. Buharî, Salât, 65
4. İbn Mâce, Mukaddime
5. Et-terğib vet-Terhib C.1, s.214
6. Buharî, Ezan, 30
7. (Âli İmran, 3/102–103).
|
|