Dolmabahçe Sarayı'nda Muayede Salonundan sonra geçilen ve bu gün (Hususi
Daire) adıyla tanınan bölümün denize bakan yönündeki dördüncü oda,
Atatürk'ün hayata gözlerin kapadığı tarihi bir oda olarak, bütün
eşyasıyla bir müze halindedir. Bu oda, Abdülmecid ve daha sonraki
Osmanlı padişahlarının kışlık yatak odasıydı. Hususi Dairenin iki büyük
salonunu birbirine bağlıyan koridor üzerindeki bu oda, iki kapılı ve
dört pencerelidir. Oda'da Atatürk'ün yattığı bronz işleme bir ceviz
karyola, gardrop ve komodin vardır. Oda, halılar, kanepe ve koltuklarla
döşenmiştir. Duvarları, açık yeşil üzerine yıldızlar ve çiçeklerle süslü
bir kağıtla kaplıdır. Ceviz karyola üzerinde keten işleme beyaz bir
örtü, mavi bir yorgan vardır. Pencereleri atlas perdelidir.
Atatürk, Savorana yatında geçen rahatsızlık günlerinden sonra, 10 Kasım
1938 günü saat dokuzu beş geçe, bu odada gözlerini yummuştu.
Atatürk'ün ölümünden sonra, Dolmabahçe Sarayı'nın bu tarihi odası,
Atatürk'ün yatak Odası olarak, olduğu gibi muhafaza edildi. Türk Milleti
ile birlikte, sonsuz bir yas tutarak.
FLORYA ATATÜRK KÖŞKÜ
28 Haziran 1935 günü özel treniyle İstanbul'a gelen Atatürk o gün
Haydarpaşa dan Dolmabahçe'ye oradan da
Florya'ya geçerek İstanbullun bu güzel plajında kendisi için İstanbul
belediyesi tarafından yaptırılmakta olan Deniz köşkü inşaatını gezmiş ve
beğenmişti. 1/7 Temmuz 1935 tarihleri arasında İstanbul'da 1 hafta kalan
Atatürk moda deniz yarışlarını takip etmiş ve Florya'dan halkın arasında
birkaç kere denize girmiştir. Kısa bir süre sonra tamamlanan Florya
deniz köşkü İstanbul belediyesince Atatürk'e armağan edilmiştir.
Atatürk 16
Haziran 1936 günü motorla Dolmabahçe sarayından Florya'ya giderek 28
Temmuz 1936 tarihine kadar 42 gün çalışmalarını bu köşkte sürdürmüştür
29 Temmuz 1936'da birkaç günlüğüne Ankara'ya gelen Atatürk TBMM'de (Montreux
Antlaşması ) nın görüşmelerinde bulunduktan
sonra 3 Ağustos 1936 günü tekrar İstanbul'a gelmiş birkaç gün daha
dinlenmiştir. Atatürk ayrıca 13 Haziran 1937'de 6 gün 28 Haziran - 25
Temmuz 1937 tarihleri arasında da 28 gün daha Florya deniz köşkünde
çalışarak dinlenmiş gerektikçe denize girmiştir. Onun Florya'yı son
ziyareti 28 Mayıs 1938 tarihine rastlamaktadır. Florya Atatürk Deniz
Köşkü sahilden 70 metre ileride kazıklar üzerindedir. Köşk bir iskele
yolu ile kıyıya bağlanmaktadır.
Projeler Y.
Mimar Seyfi Arıkan tarafından
hazırlanmıştır. Bugün Milli Saraylar İdaresinin elinde Cumhurbaşkanlığı
köşkü olarak kullanılan Florya deniz köşkünün geniş bir salonu
kütüphanesi dinlenme ve yatak odaları, banyosu vardır. Florya'da ayrıca
eski Ayastafonos Manastırına ait
kalıntıların bulunduğu geniş alanda Atatürk'ün emriyle bir koruluk
meydana getirilmiş, çamların süslediği bir koruluğa (Atatürk korusu) adı
verilmiştir. Florya bahçesi de halka açık park olarak düzenlenmiştir.
PERA PALAS ATATÜRK ODASI
Atatürk, 7. Ordu Komutanı iken 1917 de Veliaht Vahdettin'le birlikte
Almanya'ya gitmiş, 4 Ocak 1918 günü dönüşte yine Pera Palas'ta
kalmıştır. Atatürk Şişli'deki eve taşınıncaya kadar İstanbul'da
bulunduğu günler hep Pera Palas otelinde kalmıştır.
Son yıllarda,
Atatürk'ün Pera Palas Otelinde kaldığı oda (Atatürk Odası) olarak
düzenlenmiştir. Atatürk Odası'nda Atatürk'ün yatağı, gardrobu,
masası, Atatürk'le ilgili eşya ve fotoğrafları sergilenmektedir.
ŞİŞLİ ATATÜRK EVİ
Suriye Cephesinden ayrılarak 13 Kasım 1918 de İstanbul'a
gelmiş ve Perapalas Otelinde bir daireye yerleşmişti. Bir kaç gün sonra
bu otelden ayrılan Atatürk önce yakın dostu Salih Fansa'nın
Beyoğlu'ndaki evinde misafir kalmış, sonra da Şişli'de Madam Kasabyan'ın
üç katlı evini kiralamıştı. O günlerde annesi Zübeyde Hanımla kız
kardeşi Makbule, Beşiktaş'ta Akaretler mahallesindeki bir evde
oturuyorlardı. Atatürk, Şişli ye taşınınca annesi ve kız kardeşini de
yanına almış, evin üçüncü katını onlara ayırmıştı. Kendisi orta katta
oturuyor, bu katın arka bahçeye bakan odasını da yatak odası olarak
kullanıyordu. Büyük salonu, toplantı odası olarak ayırmıştı. Alt katta
ise yaveri bulunuyordu. Atatürk, İstanbul'un düşman işgali altında
bulunduğu bu karanlık günlerde, evinde arkadaşlarıyla birlikte sık sık
gizli toplantılar yapmış, 16 Mayıs 1919 tarihine yani Samsun'a
hareketine kadar bu evde oturmuştur. Atatürk, Anadolu'ya geçtikten ve
Ankara'ya yerleştikten sonra annesi ve kardeşi Makbule Hanımı yanına
almış, Çankaya'da oturmuşlardı, Şişli'deki ev ise , Erzurum eski
Milletvekili Tahsin Uzel'e geçmiş, daha sonra, 1942 yılında İstanbul
Belediyesi İnkılap Müzesi kurmak üzere Tahsin Uzel'den satın almıştı.
Şişli'de Halaskar Gazi caddesi üzerinde 1908 yıllarında yaptırılan ve
Atatürk Evi olarak tanınan Evi, İstanbul Belediyesi onarmış, 1943
yılında da (İnkılap Müzesi ) olarak ziyarete açmıştır.
1981 yılında yeniden düzenlenen Müzedeki sergileme şöyledir:
Binanın girişinde, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi ile Atatürk'ün bir
yazısı. Yemek odasında milli Mücadele ile ilgili tablolar. Oturma odası
duvarlarında Atatürk'ün doğumundan 1. Dünya Savaşına kadar, hayatına ait
fotoğraflar vardır.
Birinci kattaki yatak odası, çalışma odası ve diğer odalar, Atatürk'ün
kullandığı eşyalar ve elbiseleri, Milli Mücadele yıllarına ait
fotoğrafları, inkılaplarıyla ilgili belgeler sergilenerek donatılmıştır.
İkinci kattaki odalarda Atatürk'ün ölümü ile ilgili fotoğraflar,
tablolar, Atatürk'le ilgili belge ve bilgiler sergilenmektedir.
3'cü Kat: Devrimlerle ilgili fotoğraflar, Atatürk hakkında yazılmış
çeşitli kitaplar, ölümüne ait fotoğraflar, gazeteler, bir kavanoz
içerisinde Anıtkabir'den getirilmiş toprak v.s. sergilenmektedir.